su-logo

La Chef

Seferihisar

Lezzet

 
Dünya Pazarı

Aydınlık, pırıl pırıl bir gün. Kuzey amerikanın en geniş açık hava pazarındayım. Bugün de olduğu gibi sabahları erken gelmeyi seviyorum buraya. Böylece pazar alanını çevreleyen kafelerden birinde sütlü kahvemi içerken, üreticilerin sabah tazeliğindeki sebze meyvelerini tezgahlarına yerleştirmelerini de seyretme şansım oluyor. Sonra hiç acele etmeden teker teker geziyorum bütün tezgahları; tam bir renk cümbüşü. Montreal’in çok milletli halk yapısını görmenin en güzel ve zevkli yeri bu pazar yeri. Hayatınızda hiç görmediğiniz renk, biçim ve lezzette sebze ve meyveyle tanışıyorsunuz burada. Uzakdoğu ürünlerinden, tropikal meyve sebzelere kadar uzanıyor çeşitlilik. Bu Pazar yeri dünya turu yapmanın en kestirme yolu montrealliler için.

Bizim pazarlarımızdan en farklı yanı buranın haftanın her günü açık olması. Bir diğer farklılığı da alacağınız herşeyi kendiniz seçiyorsunuz. “Seçmece yok abla” diyen olmuyor kısacası. Daha da güzeli her tezgahta temizlenip doğranmış meyveler var tadabilmeniz için. Dilimlenmiş domates, salatalık, şeftali, erik, kayısı, portakal, elma, mango, ananas, haşlanmış mısır, daha ne varsa pazarda hepsini tadabiliyorsunuz, hatta tıka basa tok dönüyorsunuz evinize desem daha doğru olur.

Herşey değişik boyutlarda sepetlere hazırlanmış ve fiyatlanmış, siz hangisini isterseniz alıp gidiyorsunuz. Oldukça düzenli, temiz ve telaşsız bir pazar yeri. Size sadece pazara gitmenin keyfini çıkarmak kalıyor.

Pazar yerini kasaplar, balıkçılar, peynirciler, pastaneler, gurme ya da ithal ürünler satan butikler çevrelemiş durumda. Yani bir taşla birkaç kuş vurup, arabanızın bagajını tıka basa doldurup eve dönme şansınız var. Tabii pazarın büyüsüne kapılıp aldığınız bunca şeyi “nasıl bozulmadan pişireceğim” diye düşünme riski de var eve döndüğünüzde.

Pazar yeri aynı zamanda bir aktivite merkezi olarak da düşünülmüş burada. Her mevsim ve bayrama göre bir kutlama programı yapılıyor pazar yerinde; bazen üreticilerin hasat mevsimi kutlamaları, bazen açılan sergiler, bazen de müzik gruplarının şarkıları eşliğinde alışveriş tam bir şölene dönüşüyor.

Bugün benim şansıma çilek üreticilerinin hasat kutlamaları var, pazar yeri çilek bahçesine dönmüş durumda, heryer mis gibi çilek kokuyor. Bu kokuya kapılıp pazardaki bütün çilekleri almaya çalışmadan, Ayşe kadın fasulyeyi de unutmadan evimin yolunu tutsam iyi olur.

Çok yakında kabak çiçeklerimi almaya geri geleceğim.